Zeytinburnu Arçelik Servisi

Akel Teknik, olarak İstanbul avrupa yakası Özel Zeytinburnu Arçelik Servisi hizmetleri vermekteyiz. Kaliteli hızlı ve güvenilir teknik servis hizmeti veren firmamız 10 yılı aşkın bir süredir siz değerli müşterilerine hizmet vermektedir. Konusunda eğitimle ve uzman kadrosu ile haftanın 7 günü kesintisiz teknik servis hizmeti veren firmamız siz değerli müşterilerine bir telefon hatta bir web sitesi uzaklığındadır. Tüm Arçelik ürünleri için teknik servis hizmeti vermekteyiz. Ağırlıklı olarak servis hizmeti verdiğimiz ürünler aşağıda listelenmiştir.
Zeytinburnu Arçelik Servisi
Servis hizmeti verdiğimiz ürünler:
| Arçelik Buzdolabı Servisi | Arçelik Fırın Servisi | |
| Arçelik Çamaşır Makinası Servisi | Arçelik Klima Servisi | |
| Arçelik Bulaşık Makinası Servisi | Arçelik Kombi Servisi |
- Uzman kadromuz ile 7×24 Arçelik, Beyaz Eşya, Kombi ve Klima Servisi hizmeti vermekteyiz.
- Hizmetlerimiz 1 sene parça ve işçilik garantisi altındadır.
- Hızlı ve güvenilir hizmet için hemen zeytinburnu arçelik servisi arayın.
Arçelik Servisi
Servis Bölgelerimiz :
| Aksaray | Güngören | ||
| Ataköy | Gürpınar | ||
| Avcılar | Halkalı | ||
| Bağcılar | Kumburgaz | ||
| Bahçelievler | Küçükçekmece | ||
| Bahçeşehir | Silivri | ||
| Bakırköy | Büyükçekmece | ||
| Beykent | Beşiktaş | ||
| Beşiktaş | Sefaköy | ||
| Cennet Mahallesi | Şirinevler | ||
| Esenkent | Silivri | ||
| Esenyurt | Beşiktaş | ||
| Beşiktaş | Yeşilköy | ||
| Kıraç | Yeşilyurt | ||
| Güneşli | Zeytinburnu |
Firmamız aynı zamanda bosch ve ariston ürünleri üzerine de servis hizmeti vermektedir. Size bir telefon kadar yakınız, gezici mobil araçlarımız ile en kısa sürede hizmetinizdeyiz.
Bilgilendirme : Arçelik Servis, Arçelik Servisi, Arçelik marka tescilli olup ilgili firmaya aittir. Özel zeytinburnu arçelik servisi olarak hizmet vermekteyiz.
İnşaat yönetmeliğine destek geldi
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan ‘Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları ile Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik’ ile inşaat ve tesisat işlerinde yetki belgeli usta çalıştırılması zorunluluk haline getirildi. Ertaş, bu zorunluluğun inşaatlarda kaliteyi artıracağını vurguladı. Ertaş, bir yapının nitelikli, sağlıklı ve güvenli olabilmesi için her aşamasının kelimenin tam manasıyla ’usta’ eller tarafından yapılmasının son derece önemli olduğunu kaydetti.
Deprem ülkesi olan Türkiye’de inşaat ve imalat hatalarından ölenlerin sayısının yüksek olmasının bu sektörde çalışacak iş gücünün nitelikli olmasını daha da önemli kıldığına dikkat çeken Ertaş, şöyle devam etti:
“Bu yönetmelik ile bu soruna çözüm getirilmesi ve sektörde çalışacak olan herkesin mesleki eğitim almasının sağlanması amaçlanıyor. Depreme dayanıklı, güvenli ve nitelikli yapı yapmanın en önemli koşulu yapım sürecinde bulunan her kişinin bilgili ve bilinçli olması ile mümkündür.
İnşaat ve tesisat işlerinde işin niteliğini artırmak ve nitelikli yapı inşa edilmesine yönelik yapım faaliyetle ve süreçlerinin takibini sağlamak üzere hazırlanan yönetmeliğin kapsamı ayrıntılı bir şekilde düzenlendi. Her türlü yapım işinde yapı müteahhitliğini üstlenecek gerçek ve tüzel kişilerin yetki belgeli usta çalışma zorunluluğu getirildi. Yani inşaat ve tesisat işlerinde çalışan ustalara, Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu ve bu kanuna göre çıkarılan yönetmelikler çerçevesinde, Mesleki Yeterlilik Kurumu ve bu kurumca yetkilendirilen kuruluşlarca verilen belge alma zorunluluğu getirildi. Bunu son derece yararlı buluyorum.”
Yeni tapu yasasında veraset intikal davaları ortadan kalkacak
Tapuda otomatik veraset dönemi başlıyor. Tapu Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, ölen kişinin hak sahibi mirasçıları ve miras payları, mahkemelerden alınan veraset ilamına gerek duyulmaksızın, tapu müdürlüklerince tespit edilerek, doğrudan tapuya işlenecek. Böylece hem aylar süren veraset davalarına gerek kalmayacak, hem de devlete vergi, sigorta gibi borçları bulunan kişilerin bu borçlarının miras paylarından tahsil edilmesinin yolu açılacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan değişiklik taslağına göre sistem, nüfus müdürlükleri ile tapu müdürlüklerinin işbirliği içinde yürütülecek. Nüfus müdürlükleri ölen kişinin ve mirasçılarının güncel nüfus kayıtlarını ilgili tapu müdürlüklerine gönderecek. Gönderilen bilgi vatandaşlık numarası üzerinden Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi’nde sorgulanacak ve ölen kişinin adına kayıtlı taşınmaz varsa, mirasçıları arasında pay tespitine göre dağıtım yapılarak ‘mirasçılık belgesi’ düzenlenerek tapuya kaydedilecek.
İTİRAZ YOLU AÇIK
NÜFUS müdürlüklerince gönderilen nüfus kayıtları, ‘mirasçılık belgesi’ düzenlenmesi konusunda yeterli değilse tapu müdürlükleri tarafından ‘mirasçılık belgesi’ düzenlenmeyecek ve konu yargıya intikal ettirilecek. Mirasçılık belgesine karşı, itiraz yolu açık olacak. Hak ihlaline uğradığını düşünenler sulh hukuk mahkemelerine başvurarak itiraz edebilecekler. Bu durumda mahkemelerin vereceği kararlar geçerli olacak.
Miras kalanın yeşil kartı iptal edilecek
HAZIRLANAN sistem, aylar süren yargı sürecini devre dışı bırakarak sonlandıracağı gibi, mahkemelerin iş yükünü de önemli ölçüde hafifletecek. Yeni sistem, varisler yanında devlete de yarayacak. Devletin, kendisine borçlu olan kişilerden tahsilat yapması da kolaylaşacak. Devlete borçlu olan bir kişiye mülk kalması halinde, bu miras üzerinden devletin alacağının tahsiline gidilecek. Ayrıca, yeşil kart, doğrudan gelir desteği gibi yardım alan kişilerin kontrolü de bu sistemle yapılacak. Yeşil kartlı birine miras kalması halinde, bu kişinin kartı iptal edilecek. Mevcut durumda, tapu kayıtlarını güncel olmaması nedeniyle bu yardımlarda usulsüzlükler yaşanabiliyordu…
Kamulaştırma bedelinin tahsilâtı zorlaştı!
Yargıtay’ın kararıyla, ümitlenen imar planı mağduru binlerce arsa sahibi, dava sürecinin başarıyla aşılması ve gerçek rayiç bedelin en kısa sürede hüküm altına alınması sonrasında, bu sefer de yeni bir mağduriyet olarak idarelerden bedelin tahsilâtı sıkıntısı ile karşı karşıya kalmakta. Türkiye’nin, AİHM nezdinde, zaten çok uzun yıllardır mülkiyet hakkı ihlali konusunda aleyhine en fazla ihlal kararı verilen ülke olduğunu belirten Gayrimenkul Hukukçusu Av. Emre Alcan sözlerine şöyle devam etti;
Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı yasa uyarınca; kamulaştırmasız el koyma işlemleri sebebiyle dava sonunda kesinleşecek bedelin, belediye bütçesinden ayrılacak paydan ödeneceği ve belediye gelirlerine haciz işlemi yürütülemeyeceği” şeklindeki uygulama, bedelin tahsilatını son derece güçleştirmektedir.
Tahsilat Daha Önemli Hale Geldi
Gayrimenkul Hukukçusu Av. Emre Alcan yeni uygulama sonrasında, gerçekleştirdikleri tahsilatlar neticesinde şu açıklamayı yaptı; “artık bedelin idarelerden tahsilatını gerçekleştirmek, dava yoluyla taşınmazın gerçek rayiç bedelini en kısa sürede hüküm altına almaktan daha önemli hale geldi.
5999 ve 6111 sayılı yasaların yürürlüğe girmesinden sonra imar planı ve kamulaştırma mağduru binlerce arsa sahibini ilgilendiren en önemli husus haline gelen “tahsilat engeli” konusunda, taşınmazı üzerindeki mülkiyet hakkı kısıtlanan imar planı mağduru malikin, mağduriyeti oluşturan idareden taşınmaz mal bedelinin tazminini dava yoluyla talep etmesinin mümkün olduğunu ve bu yönde Yargıtay Kararları aldıklarını belirten Av. Emre Alcan taşınmazın gerçek rayiç bedelinin tahsil edebilir aşamaya gelmesi için öncelikle mahkeme kararı alınması gerektiğini söyle
72 milyon avro değerindeki Kahramanmaraş Alışveriş Merkezi’nin inşaatına başladığını bildirdi.
155 mağazanın yer alacağı ve 2 bin kişiye istihdam sağlayacak olan alışveriş merkezinin 2013 yılının ilk çeyreğinde hizmete girmesi planlanıyor.
Kahramanmaraş Gazibey’deki eski otogar arazisini satın alan Rönesans Gayrimenkul, 114 bin metrekare inşaat alanına sahip olan yeni alışveriş merkezi projesinin inşaatına başladığını belirtti. 57 bin 500 metrekare kiralanabilir alana sahip olacak olan Kahramanmaraş AVM, 155 mağazadan meydana geliyor ve tamamlandığında yaklaşık 2 bin kişiye istihdam sağlayacak.
2013 yılının ilk çeyreğinde hizmete girmesi hedeflenen AVM, 72 milyon avroluk yatırım bedeliyle projelendiriliyor. Türkiye genelinde bugüne kadar Optimum İstanbul, Kozzy AVM, Optimum Ankara, Gaziantep Sankopark, Şirehan AVM, Optimum Adana ve Malatyapark AVM olmak üzere 7 AVM’yi hayata geçiren Rönesans Gayrimenkul CEO’su Cenk Arson, projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgeye gelecek yeni markalarla birlikte Kahramanmaraş şehir yaşamının yeniden şekilleneceğini inandıklarını ifade ediyor.
Kanal İstanbul projesi için etütler hemen başlatılacak.
Habertürk’ün haberine göre; Kaynaklar, ‘Kanal İstanbul’un son derece büyük bir proje olduğunu belirterek, öncelikle etütlerin yapılacağını, kanalın geçeceği bölgede ve arazide bir dizi incelemelerin gerçekleştirileceğini söyledi. Ulaştırma Bakanlığı’nın 2012 bütçesine ‘Kanal İstanbul’un etüt çalışmaları için ödenek konulmadı. Yetkililer, ödeneğin projeye yönelik etüt ve diğer çalışmalara etkisi konusunda ‘hiçbir sorun yaşanmayacağı’ görüşünde.
KAPASİTE 150 MİLYON YOLCU
Hızlandırılan projelerden biri havalimanıyla ilgili. Erdoğan’ın Yıldırım’a verdiği talimatla İstanbul’a inşa edilecek üçüncü havalimanının kapasitesi 80 milyondan 150 milyon yolcuya çıkarıldı. Başbakan Erdoğan’ın genel seçim öncesi açıkladığı, kamuoyunda ‘Çılgın Proje’ olarak bilinen ‘Kanal İstanbul’ için de etütler hemen başlatılacak.
Yüzyılın en büyük projelerinden bir tanesi için kolları sıvadıklarını söyleyen Erdoğan, Kanal İstanbul’da kanalın su derinliğinin yaklaşık 25 metre, su yüzeyinde genişliğin ise yaklaşık 150 metre civarında olacağını belirtti. İstanbul Boğazı’ndan bugün 260 bin ton dwt’luk gemilerin geçebildiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, “Bizim kanaldan 300 bin ton dwt’luk gemiler geçebilecek. Kanal üzerine inşa edeceğimiz köprülerle kara ve demiryolu ulaşımı hiçbir kesintiye uğramayacak. Bu köprüler de kanala ayrı bir güzellik, ayrı bir cazibe katacak. Kanal İstanbul, Panama Kanalı ve Süveyş Kanalı ile kıyas dahi kabul etmeyecek” dedi.
İSTANBUL BOĞAZI’NDA ARTIK SU SPORLARI YAPILACAK
Kanalın, inşası sırasında milyonlarca metreküp hafriyat çıkarılacağını belirten Erdoğan, çıkartılan hafriyatın, büyük bir liman ve havalimanı yapımında, ayrıca sönmüş maden ocaklarının bir kısmının kapatılması için değerlendireceklerini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin yanı sıra, dünyayı da çok ilgilendirecek projenin, temel çıkış noktasından bir tanesinin, İstanbul Boğazı’ndaki tanker trafiğini azaltmak ve İstanbul Boğazı’ndaki tehlikeyi ortadan kaldırarak, minimize etmek olduğuna dikkat çekti. Bu proje ile İstanbul’un boğazı yük trafiğinin azaltılmasını istediklerini vurgulayan Erdoğan, “İstanbul Boğazı artık, tarihin ve geleceğin iç içe yaşayacağız, su sporlarının yapılacağı bir tabiat harikası olarak eski günlerine geri dönüyor. Marmara’da demirleyen gemilerden artık büyük oranda kurtuluyoruz. Boğazın hemen ağzında oluşturdukları kirliliğin önüne geçiyoruz. Kanal İstanbul’dan günde yaklaşık 160 geminin geçmesini hedefliyoruz. İstanbul boğazından günde ortalama 140 gemi geçtiği düşünülürse, kanal, gemi trafiğini artıracaktır. Kanalın tamamlanmasıyla bekleme maliyetinde de önemli ölçüde azalma olacak. Bekleme maliyeti 1, 4 milyar dolar. Kanalın tamamlanması ile bekleme maliyetinde azalma olacak” dedi.
KANAL İSTANBUL’A HAVALİMANI İNŞA EDİLECEK
Kanalın sadece bir ulaşım, enerji ve çevre projesi olmayacağını, ayrıca kanal çevresinde modern bir yaşam alanını da oluşturulacağını söyleyen Başbakan Erdoğan, “Tabi bunlar düzenlemede çok daha farklı ölçütlerde olacak. Kongre, festival, fuar merkezleri, otelleri ve konutlarıyla Kanal İstanbul yeni bir yaşam merkezinin de ortaya çıkmasını sağlayacak” dedi. Kanal İstanbul’a havalimanı da inşa edileceğini belirten Başbakan Erdoğan, İstanbul’da artık, Atatürk Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nın ihtiyaca yeterli cevap veremediğini dile getirerek, “İstanbul’un en büyük havalimanını da inşallah bu bölgede gerçekleştireceğiz. Yılda 60 milyon bir havalimanı, bu bölgede inşa edeceğiz” diye konuştu.
KANAL, AKINTILI OLACAK, KİRLENMEYECEK
Kanalda, akıntı olacağını ve bu sayede kirlilik oluşmayacağını söyleyen Başbakan Erdoğan, “Kanal İstanbul’un suyu durgun olmayacak. Kanal, İstanbul’un yeraltı ve yer üstü su kaynaklarına bir zarar vermeyecek. İstanbul’da bir su sorununa asla sebep olmayacak. Kanal boyunca tabii yaşamın muhafazasına, tarım alanlarının korunmasına dikkat edilecek. Kanaldan çıkan toprağın bir kısmı, sönmüş maden ocaklarının örtülmesinde kullanılacak” dedi.
Kanal İstanbul’un, cazip bir yatırım alanı olma özelliği taşıdığını da belirten Başbakan Erdoğan, projede etüt çalışmalarının yaklaşık iki yıl süreceğini, projede çok sayıda bilim adamı, sosyolog, biyolog ve uzman kişilerin yer alacağını söyledi.
KANAL YAPIMINDA, AĞIRLIKLI HAZİNE ARAZİLERİ KULLANILACAK
Kanalın, on binlerce vatandaşa ekmek kapısı olacağına da vurgu yapan Erdoğan, Sivil toplum örgütleri ve üniversiteleri ile koordineli yürütülecek projede, Kanal’la ilgili bir çok ayrıntının ortaya çıktığını, araştırmaların, etütlerin, zemin incelemelerin ve maliyet hesaplamaların bir kısmının yapıldığını kaydederek, “Ancak, spekülasyonla meydan vermemek için bu ayrıntılara girmeyeceğim. 12 Haziran seçimlerinin ardından, etüt çalışmalarını başlatacağız. Ağırlıklı ‘hazine arazileri’ kullanmak sureti ile bu projeyi gerçekleştiriyoruz. Mümkün olduğunca meskun mahallelere girmemeye gayret göstereceğiz. Girmemiz gereken yerlerde mağduriyete neden olmayacağız. İstanbul’a böyle bir proje sunmak inşallah AK Parti’ye nasip olacak. Bu ‘çılgın proje’nin İstanbulumuza hayırlı olmasını Rabbim’den temenni ediyorum. Bu hayali gerçekleştirmede, yardımcı olanlara teşekkür ediyorum. Bu tür açıklamalarımızı peyder pey devam ettireceğiz. Ankara’ya ait olanları Anka’da, İzmir’e ait olanları İzmir’de açıklayacağız. Ustalık kavramını yakalamış bir kadroyuz” açıklaması yaptı.
FAKİR-FUKARA VE YENİ EVLENECEKLER, AYDA 100 TL TAKSİTLE EV SAHİBİ OLACAK
Konuşmasında Erdoğan, bugüne kadar 500 bin konut inşa ettiklerini, 2023 yılında 500 bin konut daha yapılacağını söyledi. İnşa edilen konutlardan 350 bin tanesinin konut sahiplerine teslim edildiğini belirten Erdoğan, “2023′e kadar 500 bin konut daha yapacağız. Bunu içinde yeni hedefimiz, hiç bir imkanı olmayan, insanca yaşanabilecek yerlerde oturamayan, geliri olmayan fakir-fukarayı, garip – gurabayı biz şimdi, bir oda, bir salon şeklinde tabir edilen çerçevede, ayda 100 TL taksitle 22 yıl vadeyle konut sahibi yapacağız. Bunların içinde yeni evlenecek olanlara ve yeni evli olanlara 65 metre uygulaması getireceğiz. Yine onlara da peşinatsız, ayda 100 TL taksitle bu yolu açacağız. Evin içinde çeyizin büyük kısmını bunun içine dahil edeceğiz” açıklaması yaptı
2B arazileri rayiç bedelin % 75′inden satılacak.
Uzun zamandır beklenen, ‘Orman Vasfını Kaybetmiş’ 2B arazilerinin satışında son aşamaya gelindi. Bakanlar Kurulu’nda önceki gün imzaya açılan 2B Yasa Tasarısı’nın detaylarına ulaşıldı. Tasarıyla 2B arazilerinin satış fiyatlarında esas alınacak bedelin, rayiç bedel mi, emlak bedeli mi olacağı tartışmasına son nokta konuldu.
TAKSİT İMKANI VAR
Tasarıya göre; ilk etapta, büyükşehir sınırlarında belirlenen 170 bin hektar alan satışa sunulacak. 2B’ler arazinin rayiç bedelinin yüzde 75′i üzerinden satılacak. Böylece hakkaniyet ilkesi sağlanırken, devletin elde ettiği gelir de yükselmiş olacak. Büyükşehir sınırları içindeki alanlarda, satışa çıkarılacak arazilerin yüzde 20′sinde yasa kapsamında belirlenen arazi bedeli peşin olarak tahsil edilecek. Geri kalan bedel ise 4 yıl vadeli olmak üzere 8 eşit taksite bağlanacak. Büyükşehir Belediye sınırları dışındaki 2B alanlarının satışına ise peşinat şartı aranmayacak. Satış bedelinin tümü taksite bağlanabilecek.
PEŞİNDE İSKONTO
Kanunun uygulaması ise şöyle olacak: Örneğin; 2B kapsamında ve rayiç bedeli 100 bin TL olan arsanın satış bedeli 75 bin TL olacak. Bu bedelin yüzde 20′sini oluşturan 15 bin TL arsanın devralınmasıyla peşin tahsil edilecek. Geri kalan 60 bin TL, 6′şar aylıklar halinde, 4 yıl vadeyle, 7 bin 500 TL’den oluşan 8 eşit taksitle ödenecek. Ayrıca, devlet arsa bedelini peşin ödeyenlere de ekstra yüzde 15 indirim sunacak. Bedeli karşılayacak banka teminatı verilmesi veya arazinin Hazine’ye ipotek edilmesi halinde tapu hak sahibine devredilecek. 2B başvuru sahiplerinden, belediye ve mücavir alan sınırlarında 2 bin TL, belediye dışındaki alanlar içinse bin TL başvuru ücreti alınacak.
Türkiye – Yunanistan, Ege’de sular ısınıyor!
Türkiye ile Yunanistan’ı 1995 yılında savaşın eşiğine getiren Kardak kayalıkları bir kez daha ısındı. Yunan teknelerin Türk karasularını ihlal etmesi üzerine TSK bölgeye helikopter ve bot gönderdi. Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde Bodrum’un Gümüşlük Beldesi açıklarındaki Kardak kayalıklarıyla ilgili açıklama yapıldı.
Açıklamaya göre; Yunanistan’a ait tekneler, dün saat 13.35- 17.35 arasında Kardak kayalıkları bölgesinde kara sularımızı 6 kez ihlal etti. Balıkçılara müdahale eden Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait iki bot ve bir helikopter, bölgedeki Yunan balıkçı ve sahil güvenlik botunu karasularımızdan uzaklaştırdı.
SAVAŞ SON ANDA ÖNLENMİŞTİ
Ege Denizi’nde bulunan Kardak kayalıkları 1995 yılında Türkiye ile Yunanistan’ı savaşın eşiğine getirmişti. Türk bandıralı bir geminin karaya oturmasının ardından bölgenin kendisine ait olduğunu savunan Yunan askerleri, kayalıklara çıkarak bayrak dikmişti.
Bunun üzerine Türk SAT ve SAS komandoları, bölgeye giderek Kardak’ın yakınlarındaki başka bir adaya bayrak dikmişti. ABD ve NATO’nun devreye girmesiyle kriz savaşa dönüşmeden son anda çözülmüştü.
Fransa Dışişleri Bakanı Juppe, Ankara’yı aradı
Habertürk gazetesinin haberine göre, Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe’den Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na son dakika telefonu geldi. Juppe, “Benimbu tasarıyla ilgili tutumumu biliyorsunuz. İkili ilişkiler bozulmasın” dedi.
Davutoğlu,mevkidaşına sert çıktı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “Ben Paris’e gitsem, bana bu soru sorulsa, susacak mıyım? Ya da ‘Fransa Meclisi bizden iyi bilir’mi diyeceğim? Elbette susmayacağım ve doğruları konuşacağım. Peki ya Türk işadamlarının, akademisyenlerinin başına aynısı gelirse ne olacak? Türk kökenli Fransız vatandaşlarınız söylerse ne yapacaksınız? Onları da tutuklayacakmısınız?” ifadesini kullandı.
ASALA TERÖRÜYLE HATIRLATMA
Davutoğlu, Çek Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Vaclav Havel’in vefatı nedeniyle Çek Büyükelçiliği’nde açılan taziye defterini imzaladıktan sonra, Juppe’nin telefonuyla ilgili açıklamada bulundu. Davutoğlu, tasarı geçerse Türk halkına saygısızlık olacağını söyledi.
Davutoğlu, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin Cumhurbaşkanı Gül’ün telefonlarına çıkmamasıyla ilgili olarak da “Medeni dünyada yaşıyoruz. Savaş şartlarında bile görüş alışverişi olur. Demek ki söyleyecek sözleri yok” diye konuştu. Davutoğlu, “Süreç bitince alacağımız tedbirler var, geçerse var. ‘Bu kararın 22 Aralık’ta yani rahmetli diplomatımızın katledilmesinin yıldönümünde görüşülüyor olması terör örgütlerine destek mesajı oluyor’ dedim. ASALA terörü nedeniyle diplomatlarımız Fransa dahil birçok yerde katledildi. Hangi insanlık değeri bunu mazur görür?” dedi.
Zeytinburnu İlçesi
Zeytinburnu, İstanbul ilinin bir ilçesidir. 1 Eylül 1957 tarihinde ilçe olmuştur. Trakya’nın güneydoğusunda, Çatalca yarımadasının, Marmara Denizi’ne bakan yamaçlarının, bu denizle birleştiği yerdedir. Tarihi yarımada ile surlarla ayrılmış, E-5 karayoluna sınır ve havalimanına 15-20 dakikalık mesafededir. Bu sebeple İstanbul’un dışarı açılan önemli bir penceresidir. Doğusunda Fatih, kuzeydoğuda Eyüp, kuzeyinde Bayrampaşa, batısında Güngören, Bakırköy, kuzeybatısında Esenler, güneyinde ise Marmara Denizi’yle çevrilidir.
Tarihi
Zeytinburnu isminin,Tarihî yarımadanın Marmara kıyılarından doğuya bakınca coğrafi olarak bir burun gibi gözüken ilçe kıyılarından ve bu alandaki zeytinliklere itafen yapılan “Zeytin Burnu” adlandırmasından geldiği düşünülür. Türkler öncesi döneme ilişkin en önemli yapı, Balıklı Ayazması yanına yapılan Balıklı Kilisesi(Panagia Pege)’dır. Kilise, İmparator I.Leo tarafından 457-474 yılları arasında yapılmıştır. Zeytinburnu’na ilk yerleşim İstanbul’un Türklerin eline geçmesini izleyen yıllarda Kazlıçeşme dolaylarına Kudüslü Papazlar diye adlandırılan insan topluluğu yerleşmesiyle başladı. İstanbul, Türklerin eline geçince çok eskiden kentte yerleşmiş olan Rumlar arasında anlaşmazlık çıktı. Bu anlaşmazlık sonucu, “Kudüs’lü Papazlar” bugün Zeytinburnu olarak bilinen deniz kıyısına yerleştiler. Buraya yerleşen papazların İstanbul içine kalanlara göre daha dindar oldukları, İstanbul içinde eski yerlerinde kalan papazların Hıristiyan dininin kurallarını çiğnemelerine göz yummadıkları için o çağlarda boş olan bu topraklar üzerine yerleştikleri söylentileri günümüze değin ulaşmış bulunuyor. Bir süre sonra, Zeytinburnu ile Kazlıçeşme dolayları Kudüslü Papazların, türlü tarım ürünleri, zeytin ve birçok yemişler yetiştirerek, gönüllerince yaşam sürdürdükleri bir yöre durumuna geldi.
Zeytinburnu Arçelik Servisi
Bakırköy tapu kayıtları incelendiğinde; bugünkü Zeytinburnu ilçesi topraklarının 3/4’ünün “Kudüslü Şerif Çiftliği” adı altında, Kudüslü papazların tapulu yerleri olduğu ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, II. Bayezit çağından önce bu toprakların Türklerin tapulu yerleri olduğu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Zeytinburnu topraklarının tapu kayıtlarında Kudüslü Papazların yeri olarak gözüken bölümlerden birçoğu Vakıflar yönetimine devredilmiştir. Küdüslü papazların yaşadıkları çağlarda bu yerler güzel bir yöre durumuna geldi. İklimin zeytin bile yetiştirilmesine elverişli olduğu bu çağlarda Zeytinburnu yöresi bir gezinti yeriydi. İstanbul kentinin kıyısında bir eğlenme, dinlenme, gezinme yeri olarak uzun yıllar İstanbul halkının yaşamını etkiledi.
Bakırköy ile Kazlıçeşme arasında “İskender Çelebi” adıyla bilinen bir gezinti yeri bulunuyordu. Çok güzel bir bahçe, bahçenin içinde köşkler, köşklerin önünde denizle kucak kucağa olan yalılar vardı.Burası Osmanlı Hakanlarının (Padişahlarının) gönülerince yaşadıkları bir yerdi. İlçede dericiliğin başlaması Zeytinburnu ilçesi toprakları üzerinde yerleşmeyi etkileyici ikinci olay; Kazlıçeşme’de dericilik sanayisinin kurulmasıdır. Türkiye’de dericilik sanayisinin 150 yılı aşkın tarihçesi Kazlıçeşme’de başlamıştır denebilir. Kazlıçeşme kentin dışında kalan boş bir yöreydi. Dericilik sanayi, deniz kıyısında, suyu, güneşi kısaca kendisine gerekli tüm olanakları sağlayabileceği bir ortam bulmuştu. Bu ortamda dericilik gelişirken çevreye yerleşenlerin sayısı da her geçen gün biraz daha çoğalıyordu. Dericilik sanayini, dokuma sanayi izledi. 1927 yılında Bezmen’ler Kazlıçeşme’de dokuma sanayini kurunca çalışan işçiler çevreye yerleşmeye başladılar.
Tarihi Yapılar
- Kazlıçeşme Fatih Camii, kesin yapım yılı bilinmemekle beraber, İstanbuldaki ilk türk camisi olduğu idaa edilir.
- Takkeci İbrahim Ağa Camii
- Merzifonlu K. Mustafa Paşa Mescidi
- Seyyid Nizam Tekkesi
- Merkez Efendi Türbesi ve Tekkesi
- Hacı Mahmud Ağa Tekkesi, sadece temelleri günümüze ulaşabilmiştir.
- Yenikapı Mevlevihanesi
- Erikli Baba Tekkesi / Cemevi
- Balıklı Rum Kilisesi ve Balıklı Ayazması
- Balıklı Rum Vakfı Hastanesi
- Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi
- Zeytinburnu Belediye Başkanlığı Binası, tarihi 1828′e kadar giden bir askeri hastanedir
- Abdülbaki Paşa Kütüphanesi
- Merkez Efendi Hamamı
- Kazlı Çeşme, bir mahalleyede adını veren kaz figürlü çeşmedir.
Bucak oluşu
Zeytinburnu ilçesi toprakları 1953 yılına değin doğusu Fatih ilçesi batısı Bakırköy ilçesi topraklarında kalan bir yöre olarak yönetildi. 1950 yıllarında artık Fatih veya Bakırköy ilçesinden yönetimi yapılamayan bu yörenin yönetimsel bir örgüte kavuşturulması düşünülmeye başlandı. 30 Temmuz 1953 tarihinde Fatih ilçesine bağlı Zeytinburnu Bucağı olarak örgütlendirildi. Batı bölümü yine Bakırköy ilçesine bağlı olarak kaldı.
Bosch Servis
İlçe oluşu
Nüfusu günden güne çoğalan toplumsal, ekonomik, kültürel sorunlari her geçen gün bir kat artan bir yöre olarak büyüdü. 1940’lardan 1960 yıllarına değin iç göçün pekçok sorunuyla karşılaştı. 1955 sayımlarında 17.585 olan nüfus, 5 yıl sonra 1960 yılı sayımlarında 5 kat artarak 88.341 oldu. Artık Fatih ilçesinin bir bucağı olarak kalamayacak duruma gelmişti. Bunun üzerine 1 Eylül 1957 tarihinde 7033 sayılı yasa ile Zeytinburnu İlçesi adıyla İstanbul ilinin 14. ilçesi olarak örgütlendirilmeye başlandı.
Günümüzde, Zeytinburnu İlçesi 13 mahalleden oluşup, ilçede köy yerleşimi yoktur. İlçede toplam 58 cadde ile 971 sokak bulunur. İlçenin ana caddesi 58. Bulvar adlı, trafiğe tek yönlü açık caddedir. İlçede caddeler genellikle numara ile adlandırılır. İlçedeki söz edilmesi gereken bir diğer yapı Olivium Outlet Center alışveriş merkezidir.
Ayrıca ilçede askeri lojmanlar ve sahil kesiminde Tank Bakım Fabrikası bulunmaktadır.
Ekonomi
Tarihsel olarak ilçenin İstanbul’a yakınlığı ve düşük yoğunluktaki iskan varlığı, Zeytinburnu’nu sanayiye dayalı ekonomi için cazip kılmıştır. Osmanlıda temelleri atılan Kazlıçeşme, tabakhaneleri ilçenin ana ekonomik faaliyetini ve ilçe kimliğini oluşturmuştur. Çevresel nedenlerle, 1996 yılında Tuzla Organize Sanayi Bölgesine taşınan tabakhaneler, uzun yıllar ilçede deri konfeksiyon atölyeleri, aksesuvarcılık gibi ilgili yan sektörlerin gelişmesine yardım etmiştir. Günümüzde tabakhaneler olmasada ilçede hala deri tacirliği, giyim atölyeleri ve aksesuvarcilik iş kolları faaliyet göstermektedir.
Osmanlının ilk fabrikalarında olan 1850′de kurulan Bakırköy-Zeytinburnu sınırına kurulan “Bakırköy Pamuklu Dokuma Fabrikası”[2], ilçe içinde kurulmasada, işçilerin bir kısmı Zeytinburnu’nda ikamet ettiği için, aynı zaman ilçeninde ekonomik yapısında önemli bir etkendir. Fabrika Cumhuriyet Döneminde Sümerbank’a devredilir. Zeytinburnu Sümer mahallesinin ismide buradan gelir. Mahalle uzun yıllar fabrika işçilerinin iskan mekanı olmuştur. Bir diğer Osmanlı fabrikasıda silah sanayisine hizmet için Zeytinburnu’nda kurulan demir fabrikasıdır.
Günümüzde ilçenin kuzeydeki Seyitnizam , Merkezefendi ve Maltepe mahallerinde Demirciler ve Matbacılar Siteleri ile Otosanayi Siteleri bulunmaktadır. İlçenin merkezi sayılan güney kısmı ise artık yoğun iskan nedeniyle, temel faaliyet sanayi yerine ticarettir.
Kültür
Zeytinburnu’nda yeralan “Merkezefendi Tıp Bitkiler Bahçesi” çeşitli tıbbi bitkilerin yetiştirildiği ve bu alanda kursların düzenlediği bir merkezdir. 1999 yılından beri her yıl haziran ayının başında kutlanan geleneksel “Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali” ilçedeki önemli aktivitelerdedir.
İstanbul’un 7. organik pazarı olan “Zeytinburnu Organik Halk Pazarı”, 30 Ekim 2010 gününden beri ilçede faaliyettedir.
İstanbul’un fethi için gerçekleşen savaşlar büyük oranda ilçe sınırları dahilinde gerçekleşmiştir. İlçede Fatih’in fetih için kurduğu karargahın yeri küçük bir anıtla belirtilmiştir. Anıta itafen semtin adı “Dikilitaş” ‘tır. Fetih konusuna ışık tutması için yapılan Panorama 1453 Tarih Müzesi ilçenin kuzeyinde Topkapı mevkinde yer alır.
Tabakhanelerin kaldırılmasıyla, Kazlıçeşmede açığa çıkan geniş alan günümüzde İstanbul’un önemli resmi miting alanlarından biridir.
İlçenin uzun süre konut olarak iskan edilmeyişi ve Bakırköy, Fatih gibi kalabalık ve daha eski yerleşim yerlerine yakın olması sebebi ile ilçede mezarlıklar geniş yer kaplar. İlçede çeşitli müslüman mezarlıklarının yanında Balıklı Ermeni, Balıklı Rum ve Kadim Süryani mezarlıklarıda bulunur. Birçok rum patriğin mezarı ilçededir. Onların dışındaki mezarları Zeytinburnu’nda olan bazı ünlü isimler:
- Halide Edip Adıvar
- Sabahattin Eyüboğlu
- Adnan Menderes
- Turgut Özal
Sağlık
İlçede faaliyet gösteren hastaneler;
- Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi
- Zeytinburnu Semiha Şakir Doğum Evi Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Özel Balıklı Rum Hastanesi
- Özel Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi
- Özel Avrasya Hastanesi
- Özel Sante Plus Hastanesi
Spor
Zeytinburnu, İstanbul çapında önemli yeri olan spor tesislerine ev sahipliği yapar. Bunlar bir çok uluslararası spor ve kültür organisazyonuna ev sahipliği yapan Abdi İpekçi Arena ve Türkiye’nin önemli hipodromlarından, Bakırköy sınırında yer alan Veliefendi Hipodromudur.
Bunun yanında ilçenin lacivert-beyaz renkleri benimsemiş Zeytinburnuspor isimli bir futbol takımı vardır. Takımın stadı, Zeytinburnu Stadı ismi ile ilçenin güneydoğusundadır.
Ulaşım
Zeytinburnu’na ulaşımla ilgili bilgiler
- İlçenin otobüs kodu 93′tür. Eminönü(93), Beyazıt(93C), Taksim(93T) ve Mecidiyeköy(93M)’e ilçeden otobüs seferi vardır. Ayrıca ilçenin sahil kısmından (81) kodlu Eminönü – Yeşilköy otobüsü ve (E-51) kodlu Taksim – Yeşilköy ekspres otobüsü de geçmektedir.
- Sirkeci-Halkalı Banliyö Tren Hattı, ilçeden geçer ve ilçede 2 durakta durur. Bunlar; Kazlıçeşme ve Zeytinburnu Tren İstasyonları
- T1, T2 ve M1 tramvay hatları, Zeytinburnu sınırlarından geçer.
- Bunların yanında, Topkapı ve Bakırköy’e dolmuşlar vardır.
Zeytinburnu | 0212 541 18 16 – 0532 473 54 41
Zeytinburnu Arçelik Servisi
0212 541 18 16 – 0532 473 54 41
Haftanın 7 günü kesintisiz beyaz eşya servisi hizmeti vermekteyiz hizmetlerimiz 1 yıl parça ve işçilik garantisi altındadır.
